Middle-Earth: Shadow of War İncelemesi

Sıfırdan bir dünya oluşturmak son derece imkansız gibi görülen bir fikir olsa da bunu başarabilen yazarlar bulunuyor. Middle-Earth: Shadow of War da böyle bir dünyanın meyvesi olarak karşımızda.

J.R.R Tolkien’in Etkilendiği birçok şeyden yola çıkarak kalemi aldığı efsanevi Yüzüklerin Efendisi serisi, yazıldığı günden günümüzde dek kült statüsüne erişmiş bir eser. Sizlerin de bildiği gibi dünyamızın, farklı bir versiyonu olarak ortaya çıkarılan Orta Dünya ve içerisinde geçen olaylar, Tolkien tarafından harika bir şekilde kaleme alınıyor. Ortaya çıkan dünya ve karakterler ise harika…

2001 yılında beyaz perdede yerini alan ve üç film olarak karşımıza çıkan Lord of The Rings, günümüzde bile en çok izlenen filmlerin arasında kendisine yer bulabiliyor. Döneminin çok ötesine hitap etmeyi başaran eser, konu fantastik dünya ise akla gelen ilk çalışmalardan biri oluyor. Her ne kadar Tolkien’in yarattığı bu dünyayı taklit etmeye çalışan birçok farlı yazar ve kitapları olsa da hepsi bir kopya olarak kalmaya mecburlar.

Bugüne dek karşımıza birçok Yüzüklerin Efendisi ve Orta Dünya temalı oyun çıktı ancak bunların sadece birkaçı başarılı olarak akıllardaki yerini alabildi. 2014 yılında çıkışını yapan Shadow of Mordor adındaki oyun, Yüzüklerin Efendisi’ni seven kitleye hitap eden bir yapıdaydı. Sunduğu geniş dünya, Orta Dünya’ya ait grafik detaylar, farklı düşman mekanikleri ve harika senaryosuyla bizleri kendisine çeken yapım, kısa sürede yüksek satış rakamlarına ulaşmayı başardı. Durum böyle olunca, ikinci oyun ile ilgili çalışmalar da hemen başladı. 2017’nin Ağustos ayında piyasaya çıkması beklenen yeni oyun, üst seviye oyun deneyimi sunabilmeli ve olası sıkıntıların temizlenmesi için Ekim ayına kadar ertelendi.

Genel bakış

Shadow of War, bir önceki oyun olan Shadow of Mordor’un devamı olarak nitelendirilebilir. Ana karakter olarak yine Taliban adındaki koruyucuyu kontrol ediyor ve Celebrimbor’un iş birliğiyle yolumuza devam ediyoruz. Karakterimizin bu oyundaki hedefiyle Mount Doom. Burada yeni bir Ring of Power üretmeyi hedefliyoruz. Ancak yüzük hazırlandıktan sonra Celebrimbor, Tailon’dan çalınıyor. Yüzünü çalan ise Shelob.

Shelob’un tek amacı yeni hazırlanmış olan güç yüzüğünü ele geçirmekten başak bir şey değil elbette. Hikaye Shelob’un güçleri sayesinde geleceği görmesiyle Sauron’un istila ettiği Mordor’adki Minas Ithil’e doğru yola çıkmamız ile başlıyor. Şehrin istila edilmesinin asıl sebebindeyse Palantir’e konaklık etmesi yatıyor. Bu bölgeyi oyunun başladığı alan olarak nitelendirmek de mümkün. General Castamir ve kızı olan Idril ile başlayan macera, olaya Witch King of Angmar’ın da dahil olmasıyla iyice karışarak devam ediyor. Tüm bunların sonrasıysa oyunun kendisi! Buradan sonrası detaylı bir şekilde anlatırsak oyunu henüz oynamamış olanlara ayıp etmiş oluruz. Bu yüzden direkt “oyunsal” detaylara geçiyoruz.

İlk oyunu deneyimlelemiş olanlar için Shadow of War’un TPS kamera açısıyla oynandığını belirterek başlayalım. Karakterin kontrolleri ise oldukça rahat. Daha önce Assassin’s Creed oynamış olan arkadaşlarımızın karakter kontrolü açısından benzer bir deneyim yaşayacaklarını belirtebilirsiniz. Tailon ile birlikte haritadaki her noktaya gidilebiliyor. Karakterin tırmanamayacağı yer bulunmuyor, siz tırmanmaya başladığınızda Tailon kendi yolunu otomatik olarak belirliyor. Kısaca oyunun haritası son derece büyük ve yeterli.

Mekanikleri sebebiyle haritaya yerleştirilmiş olan etkinlikler muazzam bir şekilde belirli bölgelere dağıtılmış. Düşman birlikleri de aynı şekilde, gözünüze batmadan kendi düzenlerinde dünya üzerinde yaşamaya devam ediyorlar. Düşmanları özel kılan ise ilk oyunda da bulunan ve ikinci oyunda geliştirilmiş şekilde karşımıza çıkan “Nemesis Sistemi”. Bu sistemde tercih edilen mekanik, sadece düşmanlarınızı alt etmenize imkan vermekle kalmıyor aynı zamanda oyunun ilerleyişine de etki ediyor. Bir ağacın kolları misali çalışan sistem düzen olarak dallanıp budaklanıyor. Bahsettiğimiz ağacın dallarındaysa yüksek rütbeli birimler yer alıyor. Oyunun başında karanlığa saklanmış silüetler olarak gösterilen karakterler, oyun içinde üzerinde yeşil bir işaret yer alan düşmaları sorguya çekerek teker teker ortaya çıkartılabiliyor. Yakaladığımız düşmnalarla daha önce tanıştığımız düşmanlara tehdit mesajı yollayarak, normalinden daha iyi eşyalar düşürmesini ve daha güçlü bir halde karşımıza çıkmalarını sağlayabiliyoruz. Sorguya aldığımız düşmanlar ise bizi görür görmez kaçmaya başlayacakları için elimizi çabuk tutmamız gerekiyor.

Düşmanlar hakkında bilgi edinebilmek oyun için önemli bir detay. Edindiğimiz bileğilerle neye karşı dayanıklı, neye karşı zayıf olduklarını biliyor olmak daha savaş başlamadan bize büyük bir avantaj ve hazırlık fırsatı sünüyor. Zaman zaman düşmanlarla rastgele karşılaşmak mümkün olsa da önceden hazırlıklı gitmek işinizi daha kolay hale getirecektir. Ağaçta kendisine yer bulamaya daha düşük seviyeli kaptanlarla herhangi bir anda karşı karşıya kalmanız ise oldukça olası bir durum. Bunların haricinde size kin güden ve intikam almak için peşinizi hiç bırakmayacak düşmanlarınız da olacak. Bizim peşimize takılan bir düşmanın bıkmadan usanmadan sürekli bizi takip edip, her mağlubiyetten sonra daha güçlü olarak karşımıza çıktığını da belirtelim yani zaman içerisinde düşmanlar da güç kazanıyorlar. Düşmanlarınızın seviyelerine de dikkat etmeniz gerekiyor. Captain seviyesine kadar olan düşmanlar nispeten kolay sayılırken, Warchief’ler ile kapışmadan önce bir iki defa düşünmeniz gerekebilir. Overlord gördüğünüz de ise önceden hazırlık yapmış olduğunuzdan emin olun. İlk oyunu oynayanların hatırlayacağı Caragor da yeniden bizimle. Hem düşlmana, hem de bize karışık olarak saldırabilen vahşi yaratıklar ve ilk oyunda da olan binek hayvanlar bu oyunda da kendisine yer bulmuş.

Yeni oyunlar beraber birçok farklı yaratık da bizleri karşılıyor. Bunların arasında Worm’lar, Drake’ler, Graug’lar, Ghul’lar, Wight’ler bunlardan bazıları. Yeni yaratıkların bazılarının binek özelliği bulunması ve özellikle Drake’i binek olarak kullanabilmek çok iyi düşünülmüş. Yeni oyunla gelen en güzel özelliklerden biriyse kale kuşatmaları gerçekleştirebiliyor oluşumuz. Topladığımız birlikler ile Sauron tarafından ele geçirilmiş kalelere saldırabiliyoruz. Bu saldırılar da arkamıza yüzlerce Uruk savaşçısı alabiliyoruz. Ön planda biz olsak da yanımızdaki birliklerin seviye ve türleri savaşın gidişatını büyük ölçüde etkiliyor. Kalabalık bir kale savaşında, farklı görevlerle uğraşmak oyuncuya büyük bir keyif veriyor.

Karakter gelişimi son derece önemli

Bir Drake’e binmeyi kafaya koyduğunuzda bunu yapabilmek için karakterinizi geliştirmiş olmanız gerekiyor. Burada oyuna eklenen yeni yetenek sistemi devreye giriyor. Çoğu RPG oyunda karşılaştığımız gibi Shadow of War’da da görevleri tamamladıkça ve belirli eşyaları toplayıp, düşmanları ortadan kaldırdıkça seviyeniz artıyor. Oyunda Combat, Predator, Ranged, Wraith, Mounted ve Store olmak üzere 6 farklı, iki yetenek başlığı yer alıyor. Her yetenek ağacında yetenek ve yeteneğe bağlı olan üçer adet yetenek bulunuyor. Oyunun sonuna doğru geldiğinizde ortalama 3-4 adet yetenek ağacını tam anlamıyla tamamlamış oluyorsunuz. Bahsettiğimiz yetenekler belli bir sırayla değil, eriştiğinizde seviyelerle beraber ortaya çıkıyorlar.

Karakterimizin yetenekleri gelişirken, bir yandan da üzerimize bir sürü eşya alıyoruz. Eşyaları genelde öldürdüğümüz düşman birliklerinden elde ediyoruz. Alt ettiğimiz düşmanın seviyesi ne kadar yüksekse, elde edeceğimiz eşyalar da o derece yüksek seviyede oluyor. Karakterin kullandığı eşyalar, Dagger, Ranged, Sword, Weapon, Cape ve Armor olarak bölünüyor. Her birinin kendi içinde farklı seviyelere sahip eşya cinsi yer alıyor. Eğer kullandığınız eşya nadir bir silah ise silahın kendine özel bir görevi demektir. Silah ile beraber gelen görevi tamamladığınızda bazı bonus özelliklere sahip oluyorsunuz. Her eşyada doldurulabilir olan bir adet gem alanı bulunuyor. Oyunda üç farklı gem cinsi mevcut. Diablo’da da olduğu gibi üç gem’i bir araya getirip daha üstün bir gem’e sahip olabiliyoruz. Oyun ilerledikçe elde ettiğimiz gem’ler de daha etkili hale geliyor. Silahların bazılarıysa belirli bir ücret karşılığında geliştirilebilinir. Bu ücreti ödeyecek paraya sahip olmak içinse bol bol görev tamamlamak, üzerinde para sembolü olan düşmanları alt etmek ve düşmanlardan ele geçirdiğimiz silahları satmamız gerekiyor. Özellikle nadir eşyalar sayesinde bol miktarda para kazanmak mümkün.

Oyundaki mekanlar birçok parçaya ayrılmış. Oyun karanlık bir atmosfer de geçiyor ve yapımcılar bu hissi oyunculara aktarmayı başarmış. Minas Ithil’deki görevlerimizi tamamladıktan sonra gitmemiz gereken yerler olan Nument, Cirith Ungol, Gorgoroth ve Seregost gibi mekanlar oyunun karanlık atmosferini harika bir şekilde yansıtıyor. Çevrede bulunan yapılar Peter Jackson tarafından yaratılan atmosferi bizlere aktarıyor. Gittiğimiz her yeni bölge daha ileri seviyelerde açıldığı için, her yeni şehirde çok daha zorlu düşmanlar ve daha önce karşımıza çıkmayan özel karakterlerle karşılaşıyoruz. Bu da farklı bölgelere özel farklı zorluklar vermiş. Şehirlerde bulunan kuleleri ele geçirdiğimizde, hakim olduğu bölgede yer alan bulmacaların yerlerini işaretlemek gerekiyor, bundan sonra mümkün olduğu kadar o bölgeye ait bulmacaları takip ederek, özel eşyalara ve bilinmeyen hikayelerin detaylarına ulaşmaya çalışıyoruz.

Oyun bu kadar iyi mi?

Shadow of War’ın en az birinci oyun kadar iyi olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Peki, ilk oyun ne kadar güzeldi? Bildiğiniz gibi çoğu oyunun ikinci yapımı ilk oyunun güncel hali olmaktan daha ileriye ulaşamıyor. Yani eskiden olduğu gibi çağ atlatan bir grafik teknolojisi veya devasa değişimler göremiyoruz. Bu durum sadece bu seri için geçerli değil elbette. Geldiğimiz noktada bir devam oyununu eleştirmek son derece zor oluyor. Yapımcılar o denli sabit bir geliştirme modeli üzerinde çalışmalarını yürütüyorlar ki elden yapılacak bir şey gelmiyor. Yeni geliştirilen bir grafik motoru olmaması, mevcut grafik motoru üzerine entegre edilen yeni kodlamalar derken, karşımıza görsel anlamda benzer sorunlar çıkıyor. Grafikten bahsederken 2K çözünürlük sunan bu oyundan göz kamaştırıcı bir performans bekliyorduk ancak oyunun grafik seviyesi bakımından eski oyunla neredeyse aynı düzeyde kalması biraz hayal kırıklığı yaratıyor.

Zaman zaman silahların objelerin içinden geçip gitmesi ve bazı alanlarda ölen düşmanların objelerin arasında takılması gibi sorunlar oyun keyfini azaltıyor. Karakterimiz ile düşmanın yanına ışınlandığımızda zaman zaman yeteneklerimiz objelerin arasında takılıp kalabiliyor. Buna ek olarak oyunun başlarında yüksek seviye düşmanların üstesinden gelip, ileri seviye silahlara sahip olduktan sonra ölmek imkansız bir hale geliyor. Doğru zamanda savunma pozisyonu aldığınızda saldırıları saldırıları savuşturabiliyor ve bir anlamda bir ölümsüz gibi savaşmaya devam edebiliyorsunuz.

Oyunun belli bir seviyeden sonra herhangi bir zorluğu kalmadığını rahatlıkla söyleyebiliriz. Dev yaratıkların ani saldırıları ve Berkerser sınıfı düşmanların kombo saldırıları haricinde ölmek son derece zor. Buna ek olarak yetenekler çok gibi dursa da genel bir bakış yaptığınızda kaç tanesinin işe yarar olduğu soru işareti taşıyor. Kısaca oyunun bize sunduğu bazı yetenekleri gereksiz olarak nitelendirmek mümkün. Özellik oyunda sonradan farklı yeteneklere kavuşabilsek daha iyi olabilirdi.

İncelememiz de belirttiğimiz gibi ölmenin en basit yollarından biri, canavar kategorisinde yer alan yaratıklardan sağlam darbeler almak. Ancak bu canavarları kontrol eden taraf olduğunuzda, zaten kolay geçen oyun çok daha kolay hale geliyor. Oyunda farklı bölgelerde bile olsa aynı şeyleri tekrar ediyor olmamız da bir yerden sonra sıkıcı bir hal alıyor. Belli bir yere git, bulmacayı çöz, ara sıra rütbeli düşmanları öldür ve ana senaryoya dön. Oyun temelde bu şekilde ilerliyor ve kendisini tekrar ediyor.

Özet

Oyunu ilk oyunun devamı niteliği olarak nitelendiriyoruz. Fakat ortada bir grafik veya mekanik geliştirmesi yok. İki oyunda aynı yılda piyasaya çıkmış gibi bir his yaratıyor. Oyunun içerisinde birçok yenilik olsa da bir çok sorun da beraberinde gelmiş. Orta Dünya tutkusu olan biriyseniz, oyundan büyük bir keyif alacağınızı elbette garanti edebiliriz. Fakat ilk oyunu oynamış ve tatmin olmadıysanız bu oyundan da fazlasını beklemeniz sizi hayal kırıklığına uğratacaktır.


CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here